İçeriğe geç
KPSS Evreni
Konu listesi

COĞRAFYA · KONU ÖZETİ

Nüfus, Yerleşme ve Göç

Giriş

  • Nüfusu inceleyen bilim dalı Demografya'dır. Türkiye'de nüfus sayımlarını Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) yapar.

1. TÜRKİYE'DE NÜFUSUN TARİHSEL GELİŞİMİ VE YAPISI

1.1. Nüfus Sayımlarının Tarihçesi ve Yöntemleri

  • Türkiye'de nüfus miktarı sürekli artmaktadır.
  • Osmanlı Devleti'ndeki ilk nüfus sayımı, II. Mahmut döneminde 1831 yılında, askerî ve vergi yükümlülüklerini belirlemek amacıyla yapılmıştır (sadece erkekler sayılmıştır).
  • Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk genel nüfus sayımı 1927 yılında yapılmış ve nüfus 13,6 milyondu.
  • 1935 yılından 1990 yılına kadar nüfus sayımları 5 yılda bir yapılmıştır.
  • 2000 yılı nüfus sayımından sonra sokağa çıkma yasağı kaldırılmıştır.
  • 2007 yılından itibaren Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine (ADNKS) geçilmiştir. Bu sistem, nüfusun daimî ikamet ettiği adresi esas alarak yapılan De jure yöntemidir. Cumhuriyetin ilk yıllarında ise sayım günü bulunulan yerin esas alındığı De facto yöntemi kullanılmıştır.

1.2. Nüfusun Güncel Verileri (2024 TÜİK) ve Artış Hızı

  • Türkiye nüfusu 2023 verilerine göre 85 milyon 372 bin 377 kişidir.
  • Erkek nüfusu (%50,1) kadın nüfusundan (%49,9) az miktarda da olsa daha fazladır.
  • Nüfus artış hızı, 2023 yılında binde 1,1 ile Türkiye nüfus sayımları tarihinin en düşük artış hızı olarak gerçekleşmiştir.
  • Nüfus artış hızının en yüksek olduğu dönem 1960'tır (%0,28).
  • II. Dünya Savaşı'nda seferberlik ve erkeklerin silah altına alınmasından dolayı 1945 yılı artış hızının en düşük olduğu dönemlerden biridir (%0,10).

1.3. Nüfusun Yaş Yapısı ve Cinsiyet Özellikleri

  • Nüfusun yaş gruplarına bakıldığında Türkiye nüfusunun genç bir yapıya sahip olduğu görülmektedir.
  • Genç Bağımlı Nüfus (0–14 yaş): %21,4 (2024 verilerine göre %20,9).
  • Olgun/Çalışan Nüfus (15–64 yaş): %68,3 (2024 verilerine göre %68,4).
  • Yaşlı Bağımlı Nüfus (65 yaş ve üstü): %10,2 (2024 verilerine göre %10,6).
  • Ortalama yaşam süresi kadınlarda (81,3 yıl) erkeklerden (75,9 yıl) daha uzundur.

1.4. Nüfusun Kır-Kent Durumu ve Eğitim

  • Kent nüfusu 1985 yılı sayımlarında kır nüfusunu geçmiştir.
  • Günümüzde kent nüfus oranı %93 iken, kır nüfus oranı %7'dir.
  • Kent nüfusu oranının en fazla olduğu bölge, sanayinin fazla gelişmiş olduğu Marmara Bölgesi'dir. Karadeniz ve Doğu Anadolu'da ise bu oran daha azdır.
  • Türkiye toplam nüfusunun %97,2’ye yakını okuryazardır. Erkeklerde okuryazar oranı (%99,2) kadınlardan (%95,2) daha yüksektir.

1.5. Nüfusun Sektörel Dağılımı ve Politikalar

  • Aktif (Faal) Nüfus (çalışan nüfus), sektörlere göre sırasıyla en çok Hizmet (üçüncül) sektöründe, ardından Sanayi (ikincil) ve en az Tarım (birincil) sektöründe yer alır.
  • Türkiye'nin nüfus politikaları üç ana döneme ayrılır:
  • Birinci Dönem (1923 – 1965): Bu dönemde genç nüfus ihtiyacı nedeniyle nüfusu artırıcı politikalar benimsenmiştir (Çok çocuklu ailelere toprak dağıtılması, vergi muafiyeti, evlenme yaşının düşürülmesi gibi teşvikler uygulanmıştır).
  • İkinci Dönem (1965 – 2010): Hızla artan nüfus nedeniyle nüfus artış hızını azaltmaya yönelik politikalar benimsenmiştir. Bu dönemde Nüfus Planlaması Genel Müdürlüğü kurulmuş ve doğum kontrolü yöntemleri serbest bırakılmıştır.
  • Üçüncü Dönem (2014 ve Sonrası): Yaşlı nüfus oranının artması ve genç nüfus oranının azalması beklentisine bağlı olarak, nüfus artış hızının artırılmasına ve nüfusun niteliğinin artırılmasına yönelik politikalar benimsenmiştir.

2. NÜFUS DAĞILIŞI VE YOĞUNLUKLARI

2.1. Nüfus Dağılışını Etkileyen Faktörler

  • A. Doğal Faktörler
  • İklim: Sıcaklık ve yağış koşulları elverişli olan kıyı kesimler sık nüfusludur.
  • Yer Şekilleri: Yüksek ve engebeli yerlerde (Hakkâri Yöresi, Menteşe Yöresi, Yıldız Dağları) nüfus azdır. Ovalık alanlarda ise genellikle nüfus fazladır.
  • Toprak Özellikleri: Verimli alüvyal toprakların bulunduğu ovalar (Çukurova, Gediz) yoğun nüfusludur.
  • Su Kaynakları: Su kaynaklarının bulunduğu alanlar yoğun nüfusludur.
  • B. Beşerî ve Ekonomik Faktörler
  • Sanayileşme: Sanayileşmenin arttığı yerlerde nüfus yoğunluğu artmıştır (İstanbul, Kocaeli, Bursa, Adana, İzmir, İzmit, Kırıkkale).
  • Tarım: Tarımın geliştiği yerler (Çukurova, Gediz, Bafra ve Çarşamba ovaları) yoğun nüfusludur.
  • Madencilik: Maden ve enerji kaynaklarının işletildiği alanlarda nüfus fazladır (Zonguldak, Ereğli, Batman, Soma).
  • Turizm: Antalya, İstanbul, Nevşehir gibi turizm merkezlerinde nüfus yoğunluğu fazladır.
  • Ulaşım: Ulaşım yolları kavşağında bulunan kentlerin nüfusu artmıştır (Ankara, İstanbul, Kayseri).

2.2. Nüfus Yoğunluğu Türleri

  • Aritmetik Nüfus Yoğunluğu: Kilometrekareye düşen insan sayısıdır.
  • Türkiye genelinde bu sayı 2021 yılına göre 1 kişi artarak 111 kişiye yükselmiştir.
  • En yüksek nüfus yoğunluğu: İstanbul (3 bin 13 kişi/km²).
  • En az nüfus yoğunluğu: Tunceli (12 kişi/km²).
  • Not: Nüfus miktarının en fazla olduğu il İstanbul iken, en az olduğu il Bayburt’tur.
  • Tarımsal Nüfus Yoğunluğu: Tarımda çalışan nüfusun tarım alanına bölünmesiyle elde edilir.
  • Tarım alanlarının dar olduğu engebeli yerlerde (Hakkâri, Doğu Karadeniz, Menteşe Yöresi, Rize) tarımsal nüfus yoğunluğu fazladır.
  • Tarım alanlarının geniş olduğu sade alanlarda (Şanlıurfa, Konya, Eskişehir) ise azdır.
  • Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu: Toplam nüfusun tarım alanına bölünmesiyle elde edilir.
  • Tarım alanlarının az ve nüfus miktarının fazla olduğu yerlerde (İstanbul, Çatalca-Kocaeli) fazladır.

3. GÖÇ HAREKETLERİ

  • Göç, insanların siyasi, ekonomik ve sosyal nedenlerden dolayı bir yerden başka bir yere geçici ya da kalıcı olarak yer değiştirmesi olayıdır.

3.1. İç Göçler

  • İç göçler, ülke içerisindeki nüfus hareketleridir ve Türkiye’nin toplam nüfusunu artırmaz ya da azaltmaz, sadece ülke içindeki dağılışını etkiler.
  • Türkiye'de iç göç hareketliliği fazladır.
  • Göçün Yönü: Türkiye'de en fazla göç, kırdan kente değil, küçük kentlerden daha büyük kentlere (kentten kente) doğrudur.
  • İç Göç Nedenleri: Kırsal alanlarda hızlı nüfus artışı, miras yoluyla tarım alanlarının parçalanması, tarımda makineleşmenin artması, erozyon sonucu toprağın verimsizleşmesi, eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği, kentlerde iş olanaklarının fazlalığı.
  • İç Göçlerin Sonuçları (Olumsuz):
  • Nüfusun ülke içinde dengesiz dağılması.
  • Kentlerde düzensiz kentleşme, konut sıkıntısı, altyapı aksaklıkları ve çevre sorunlarının artması.
  • İç Göçleri Önlemek İçin:
  • Tarımda toplulaştırmaya gidilmesi ve sulama sorununun çözülmesi.
  • Besi hayvancılığının geliştirilmesi.
  • Kırsal alanlarda eğitim, ulaşım, sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması.

3.2. Dış Göçler

  • Dış göçler, ülkeler arası yapılan göçlerdir ve Türkiye nüfusunu artırıp azaltabilir.
  • İş Gücü Göçleri: Türkiye'nin ilk resmi işçi göçleri 1960'lı yıllarda Almanya'ya başlamıştır. 1974'ten sonra da Kuveyt, Suudi Arabistan, Avustralya ve Orta Asya ülkelerine işçi göçleri yaşanmıştır.
  • Mübadele: Ülkelerin karşılıklı antlaşması ile nüfusun yer değiştirmesidir. Lozan Antlaşması gereği, Anadolu'daki Rumlar ile Yunanistan'daki Türkler yer değiştirmiştir (1923).
  • Siyasi Göçler/Mülteciler: Savaş ve iç karışıklıklar nedeniyle gerçekleşir. Son yıllarda Suriye'den yaklaşık 4 milyon kişi Türkiye'ye göç etmiştir. Türkiye, dünyada en çok mülteci göçü alan ülkeler arasındadır.
  • Beyin Göçü: Nitelikli elemanların, bilim insanlarının veya uzmanların gelişmiş bir ülkeye yerleşip çalışmak amacıyla ayrılmasıdır.

3.3. Mevsimlik Göçler

  • Kısa süreli yapılan göçlerdir.
  • Tarım amaçlı: Adana, Ordu, Rize, Şanlıurfa gibi illerde tarımsal faaliyetlerde çalışmak için.
  • Turizm amaçlı: Antalya, Muğla, İzmir gibi turizm merkezlerine.
  • Yaylacılık amaçlı: Karadeniz, Akdeniz ve Doğu Anadolu'da serinlemek veya hayvancılık yapmak için yüksek kesimlere çıkılması.

4. TÜRKİYE'DE YERLEŞME

4.1. Yerleşmeleri Etkileyen Faktörler

  • Yerleşme, insanların belirli alanlarda geçici veya sürekli kalmadan yaşamasıdır. Yerleşmeler temel olarak kent ve kır yerleşmeleri diye ikiye ayrılır.
  • Yerleşme alanlarının sona erdiği en yüksek seviyeye yerleşme üst sınırı denir. Türkiye'de yerleşme üst sınırı, göreceli konumdan dolayı Erzurum-Kars çevresinde en yüksektir.

4.2. Kent Yerleşmeleri

  • Nüfusu 10.000'den fazla olan, çok sayıda iş kolunun bir arada bulunduğu yerleşmelerdir.
  • Fonksiyonlarına Göre Başlıca Kentler:
  • Sanayi Kentleri: İstanbul, İzmit, Bursa, İzmir, Kırıkkale, İskenderun, Ereğli, Karabük.
  • Liman Kentleri: İstanbul, İzmir, Mersin, Trabzon, Samsun, İskenderun.
  • İdari Kent: Ankara.
  • Maden Kentleri: Zonguldak (kömür), Batman (petrol), Soma, Yatağan.
  • Askeri Kentler: Sarıkamış, Kırkağaç, Polatlı, Foça.
  • Megapol Kent: Nüfusu 10.000.000'dan fazla olan yerleşmedir ve Türkiye'de tek megakent İstanbul’dur.

4.3. Kır Yerleşmeleri

  • Nüfusu 10.000’den az olan ve ekonomisinin temelinde tarım ve hayvancılığın bulunduğu küçük yerleşim birimleridir. Kır yerleşmeleri Köy ve Köy Altı Yerleşmeleri diye ikiye ayrılır.
  • Köy Altı Yerleşmeleri
  • Devamlı (Kalıcı) Kır Yerleşmeleri
  • Mahalle: Köyden ayrılmış, akrabaların yer aldığı sürekli yerleşmelerdir. En çok Karadeniz Bölgesi'nde rastlanır.
  • Mezra: Genellikle tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yapıldığı yerlerdir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sık görülür.
  • Çiftlik: Geniş araziler üzerine kurulmuş birkaç ev ve eklentisidir. Trakya, Ege ve İç Anadolu'da yaygındır.
  • Divan: Birkaç mahallenin bir araya gelmesiyle oluşur. Batı Karadeniz, Sakarya, Kocaeli ve Bolu illerinde yaygındır.
  • Dönemlik (Geçici) Kır Yerleşmeleri
  • Yayla: Yazın serinlemek veya hayvan otlatmak için çıkılan yüksek yerleşmelerdir. En yaygın geçici yerleşme tipidir. Toroslarda serinleme, Kuzey Anadolu'da turizm, Doğu Anadolu'da hayvancılık ön plandadır.
  • Oba: Çoğunlukla çadırlardan oluşur, hayvancılık amaçlıdır. Toroslarda yaygındır.
  • Ağıl: Küçükbaş hayvanların gecelediği, etrafı çit ya da taşla çevrili yerleşmelerdir. Doğu ve İç Anadolu'da yaygındır.
  • Kom: Küçük hayvan yetiştirme amacıyla köyden uzak inşa edilmiş yerleşmelerdir. Doğu Anadolu Bölgesi'nde yaygındır.
  • Dalyan: Kıyı ve körfez alanlarında görülen balıkçılık faaliyetlerinin yapıldığı geçici yerleşmelerdir. Ege Bölgesi’nde yaygındır.

4.4. Kırsal Yerleşme Dokuları ve Konut Tipleri

  • Toplu Yerleşme: Arazinin sade ve su kaynaklarının sınırlı olduğu İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Marmara ve Ege bölgelerinde yaygındır.
  • Dağınık Yerleşme: Arazinin engebeli, su kaynaklarının ve yağış miktarının bol olduğu yerlerde (Doğu Karadeniz Bölümü) yaygındır.
  • Konut Tipleri: Kırsal kesimde konut yapımında kullanılan malzeme, doğal çevre ve iklimle çok yakından ilişkilidir.
  • Ahşap Konut: Yağışın fazla, ormanın bol olduğu yerler (Karadeniz Bölgesi).
  • Kerpiç Konut: Yağışın az ve kurak olduğu yerler (İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu).
  • Taş Konut: Ormanın olmadığı yüksek yaylalar, karstik araziler (Akdeniz, Doğu Anadolu, Erzurum-Kars çevresi).