İçeriğe geç
KPSS Evreni
Konu listesi

COĞRAFYA · KONU ÖZETİ

Türkiye'de Doğal Afetler

Giriş

  • Türkiye, genç bir arazi yapısına sahip olduğu ve aktif Alp-Himalaya tektonik kuşağı üzerinde yer aldığı için (Tersiyer ve Kuaterner dönemlerinde şekillenmiştir), doğal afetler açısından aktif sahalar arasında bulunur.
  • Türkiye'deki afet istatistiklerine (1950 yılından itibaren) bakıldığında:
  • En fazla meydana gelen doğal afet heyelandır (13494 afet sayısı).
  • En fazla can ve mal kaybı (ekonomik kaybın %55'i) deprem nedeniyle yaşanmıştır. Depremler aynı zamanda en fazla afetzede sayısına da neden olmuştur.

1. DEPREM (SEİZMA)

  • Depremler, yer kabuğunda levhaların hareketi sonucu meydana gelen kısa süreli sarsıntılardır. Türkiye, Akdeniz-Himalaya Deprem Kuşağı'nda yer alır. Bu kuşakta, dünyada meydana gelen depremlerin yaklaşık %17'si görülür.

Oluşumlarına Göre Depremler

  • Tektonik Depremler: Yeryüzündeki depremlerin %90'ını oluşturur. Yer kabuğundaki kırılmalar, levhaların birbirine sürtünmesi ve ani basınçlardan kaynaklanır. Etki alanı en geniş ve en fazla zarara neden olan deprem türüdür. Türkiye'de en yaygın görülen deprem türüdür ve depremselliğin faal olmasının sebebi, Alp orojenik kuşağı içerisinde bulunmasıdır.
  • Çöküntü Depremleri: Yer altında bulunan tuz, jips (alçı taşı) veya kalker gibi kolay çözünen minerallerin erimesiyle oluşan boşlukların çökmesiyle meydana gelir. Genellikle küçük ölçekli ve etkisi sınırlıdır. Türkiye'de Orta Anadolu ve Toroslar'da (Akdeniz Bölgesi) obruk oluşumları şeklinde sık rastlanır.
  • Volkanik Depremler: Volkanizma faaliyetleri sırasında meydana gelen sarsıntılardır. Aktif volkanik sahalarda görülür; ülkemizde aktif volkanik alanlar bulunmadığı için yaygın görülmez.

Türkiye'deki Başlıca Fay Hatları

  • Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF): Çanakkale (Saroz Körfezi) Marmara Denizi, Adapazarı, Tokat ve Erzincan üzerinden Van Gölü'nün kuzeyine kadar uzanır. Dünyanın en hızlı hareket eden aktif yanal atılımlı faylarından biridir (Yırtılma fayı olarak da anılır).
  • Doğu Anadolu Fay Hattı (DAF): Hatay, Kahramanmaraş, Elazığ ve Bingöl illerinden geçerek Van Gölü'nün batısında KAF ile kesişir. Bu fay hattı üzerinde Amik, Kahramanmaraş, Elbistan, Malatya, Elazığ, Bingöl ve Muş Ovası gibi önemli merkezler yer alır. 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş'ta meydana gelen büyük yıkım ve can kayıpları bu fay hattı üzerindedir.
  • Batı Anadolu Fay Hattı (BAF): Ege Bölgesi'nin tamamını kapsar ve kuzey-güney yönlü gerilme ile karakterizedir. Kırıklı dağların (horstlar) bulunduğu alanlarda termal kaynaklar yaygındır ve deprem riski yüksektir. Edremit, Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes grabenleri bu fay hattının etki alanını oluşturur.

Deprem Riskinin Az Olduğu Alanlar

  • Konya–Karaman (Tuz Gölü kütlesi).
  • Taşeli platosu.
  • Mersin-Anamur.
  • Şanlıurfa’nın güneyi ve Mardin.
  • Karadeniz Bölgesi’nin kuzey kesimleri (Kıyılar).
  • Ergene Havzası'nın kuzeyi.
  • Yıldız Dağları çevresi.
  • Yozgat, Kırşehir, Nevşehir, Aksaray, Niğde.

2. HEYELAN (YER KAYMASI)

  • Heyelan, kayaların ve toprağın eğim doğrultusunda kütlece yer değiştirmesi (kayması) olayıdır. Eğim, erozyon ve heyelanın ortak sebebidir.

Heyelanı Etkileyen Faktörler

  • Doğal Sebepler: Kuvvetli eğim, killi arazi, tabakaların suya doyması, yağış ve kar erimeleri, tabakaların eğim yönünde uzanması.
  • Beşerî Sebepler: Yol çalışmaları ve maden ocakları, yamaç dengesini bozacak çalışmalar.

Yaygınlık ve Sonuçları

  • Heyelanın en çok meydana geldiği yer Doğu Karadeniz Bölgesi'dir.
  • En fazla meydana geldiği mevsim ise İlkbahardır (%65), kar erimeleri ve yağışlar nedeniyle.
  • Heyelanlar, akarsuların önünü kapatarak Heyelan Set Gölleri'nin oluşmasına neden olabilir (Örn: Sera, Tortum, Abant, Yedigöller, Borabay).

3. EROZYON

  • Erozyon, toprağın dış kuvvetler (su ve rüzgâr) tarafından süpürülmesi olayıdır. Kurak ve yarı kurak alanlarda, bitki örtüsünün zayıf olduğu yerlerde fazladır.

Erozyonun Nedenleri

  • İklim şartları: Yağışın az, bitki örtüsünün zayıf olduğu kurak ve yarı kurak iklimler.
  • Yer şekilleri: Arazinin engebeli ve eğimli olması.
  • Bitki örtüsü tahribatı: Tarla açmak, otlaklarda aşırı otlatma, bilinçsiz orman yangınları.
  • Yanlış arazi kullanımı: Arazinin eğim istikametine paralel sürülmesi.

Erozyonun Sonuçları

  • Toprak verimsizleşir.
  • Tarımsal üretim azalır.
  • Barajların ömrü kısalır (alüvyonla dolma sebebiyle).
  • Göçler başlar.
  • Erozyon, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde yoğun olarak görülür. Türkiye toplam alanının %46'sı %40'tan fazla eğime sahiptir ve tarım alanlarının %59'unda aktif erozyon bulunmaktadır.
  • Rüzgâr erozyonunun şekillendirici etkisi, özellikle Konya Kapalı Havzası'nda (Karapınar çevresi), Iğdır Tuzluca ve Dilucu'nda fazladır.

4. SEL VE SU TAŞKINI

  • Sel, ani, büyük ve düzensiz su akıntılarıdır. Özellikle sağanak yağış ve kar erimeleri sırasında akarsu yatağından çıkarak sele neden olabilir.

Yaygınlık ve Korunma Yolları

  • Ülkemizde sel olayı başta Doğu Karadeniz olmak üzere kıyılarda daha çok yaşanır. Kıyılardan sonra sel felaketine en fazla İç Anadolu Bölgesi'nde rastlanır.
  • Taşkın önleyici çalışmalar arasında imar planlarının gözden geçirilmesi, dere yataklarının afet bölgesi ilan edilerek yapılaşmaya izin verilmemesi, gölet ve barajların yapılması ve yoğun ağaçlandırma faaliyetleri yer alır.

5. ÇIĞ

  • Yüksek ve eğimli yerlerde kar örtüsünün yamaç boyunca hareket etmesiyle çığ meydana gelir. Çığ felaketini etkileyen faktörler eğimin fazla olması ve kar yağışının fazla olmasıdır.
  • Çığ riski en çok Doğu Anadolu Bölgesi'nde, sırasıyla Bingöl, Bitlis, Tunceli ve Hakkâri yöresinde meydana gelir.
  • Çığ ulaşımı ciddi anlamda olumsuz etkiler.
  • Çığ riskini azaltmak için kar bariyerleri ve yamaçların ağaçlandırılması önemlidir.

6. ORMAN YANGINLARI

  • Orman yangınlarının %96'sı insan eliyle çıkartılmaktadır. Yaz sıcaklıkları ve kuru rüzgârlar (Akdeniz'de Föhn rüzgarları) riski artırır.
  • Orman yangınlarının büyük bir kısmı Haziran-Ekim döneminde, gündüz saatlerinde (%88'i) meydana gelir.
  • Yangınların adet ve alan olarak en yoğun görüldüğü yerler Muğla, İzmir, Antalya Orman Bölge Müdürlükleridir.
  • Orman yangınlarını önlemek için orman içi gözetleme kuleleri ve su sistemleri kurulması, genç ağaçların dikilmesi ve toplumsal bilinç sağlanması gerekir.

7. ÇAMUR AKINTILARI VE KURAKLIK

  • Çamur Akıntıları: Özellikle killi ve siltli ince yapılı zeminlerde şiddetli yağmur ve kar erimelerinden sonra meydana gelen süratli ve şiddetli akmalardır (Örn: Isparta-Senirkent 1995).
  • Kuraklık: Yağış yetersizliği veya suyun azlığı demektir. Kuraklık, tarımsal üretime, hayvancılığa zarar verir, hidroelektrik üretimini azaltır ve orman yangınlarını artırır.
  • Kuraklığın en az olduğu yerler Karadeniz kıyılarıdır.
  • Kuraklığın en fazla olduğu yerler Tuz Gölü çevresi, Kayseri-Niğde arası, Malatya Havzası, Iğdır Ovası gibi iç ve güneydoğu kesimleridir. Güneydoğu Anadolu'da yüksek potansiyel buharlaşma nedeniyle kuraklık belirgindir.