Ders seçimi
TARİH
Terimler Sözlüğü
485 terim ve kısa açıklaması.
- Ağılığ
- İlk Türk devletlerinde hazine görevlisi.
- Ağnam
- Küçükbaş hayvan vergisi.
- Ahi
- Esnaf teşkilatı üyesi.
- Ahidname
- Antlaşma, sözleşme belgesi.
- Akçe
- Osmanlı gümüş parası.
- Alamet
- Hükümdarlık sembolü.
- Alperen
- Savaşçı derviş.
- Amil
- Vergi toplayan memur.
- Anayasa
- Devletin temel yasası.
- Anayasal Monarşi
- Hükümdarın yetkilerinin anayasa ile sınırlandığı yönetim.
- Anschluss
- İlhak, birleştirme politikası.
- Antant
- Anlaşma, ittifak.
- Apartheid
- Irk ayrımcılığı rejimi.
- Asesbaşı
- Gece bekçilerinin amiri.
- Askeri
- Osmanlı'da yönetici sınıf.
- Atabey
- Selçuklularda meliklerin hocası.
- Ataşemiliter
- Askeri elçi.
- Avarız
- Olağanüstü durumlarda toplanan vergi.
- Ayan
- Bir bölgenin ileri geleni.
- Ayuki
- İlk Türk devletlerinde hükümet.
- Aygucı
- İlk Türk devletlerinde vezir.
- Azap
- Osmanlı'da bekar erkeklerden oluşan asker.
- Azınlık
- Bir ülkede çoğunluktan farklı olan topluluk.
- Bab-ı Ali
- Osmanlı hükümet merkezi, sadrazam kapısı.
- Bab-ı Meşihat
- Şeyhülislamlık makamı.
- Bac
- Çarşı pazar vergisi.
- Bad-ı heva
- Beklenmedik gelirler vergisi.
- Baksı
- İslamiyet öncesi Türklerde din adamı, şaman.
- Balbal
- İslamiyet öncesi mezar taşı.
- Balyos
- Venedik elçisi.
- Barış Antlaşması
- Savaş durumunu sona erdiren belge.
- Basmacılık
- Orta Asya'da Sovyet karşıtı milli direniş hareketi.
- Başkent
- Devletin yönetim merkezi.
- Başvekil
- Başbakan.
- Batıcılık
- Batı medeniyetini örnek alan düşünce akımı.
- Bedesten
- Değerli eşyaların satıldığı kapalı çarşı.
- Bent
- Su seti, baraj.
- Berat
- Padişah tarafından verilen atama belgesi.
- Beraya
- Osmanlı'da gayrimüslim tüccar.
- Beylerbeyi
- Osmanlı'da eyalet valisi.
- Beytü'l-mal
- İslam devletlerinde devlet hazinesi.
- Biat
- Hükümdara bağlılık yemini.
- Bimarhane
- Akıl hastanesi.
- Bitikçi
- İlk Türk devletlerinde katip, yazıcı.
- Bostancı
- Saray ve çevresinin güvenliğinden sorumlu asker.
- Boy
- Kabile, aşiret.
- Bölük
- Askeri birlik.
- Budun
- Millet, kavim.
- Burjuva
- Şehirli, tüccar sınıf.
- Buyruk
- İlk Türk devletlerinde bakan.
- Büyükelçi
- Bir devleti başka bir devlette temsil eden en üst düzey diplomat.
- Cariye
- Saraydaki kadın hizmetli, köle.
- Casus
- Gizli bilgi toplayan kişi.
- Cebelü
- Tımarlı sipahinin beslemek zorunda olduğu atlı asker.
- Ceditçilik
- Rusya Türkleri arasındaki yenilikçi hareket.
- Cihad
- Din uğruna yapılan savaş.
- Cizye
- Gayrimüslim erkeklerden alınan askerlik vergisi.
- Cülus
- Padişahın tahta çıkma töreni.
- Cünd
- Eyaletlerdeki askeri birlik.
- Çar
- Rus imparatoru.
- Çav
- Kağıt para.
- Çelebi
- Padişah oğlu, şehzade.
- Çerçi
- Gezici satıcı.
- Çiftbozan
- Toprağını izinsiz terk eden köylüden alınan vergi.
- Çifthane
- Bir çift öküzle sürülebilen arazi.
- Çini
- Seramik sanatı.
- Çöküş
- Bir devletin zayıflayıp yıkılma süreci.
- Darphane
- Para basılan yer.
- Darülaceze
- Düşkünler yurdu.
- Darülbedayi
- Tiyatro okulu.
- Darülelhan
- Müzik okulu.
- Darülfünun
- Üniversite.
- Darüşşifa
- Hastane.
- Debbağ
- Deri işleyen zanaatkar.
- Defterdar
- Osmanlı'da mali işlerden sorumlu en üst görevli.
- Demir Perde
- Soğuk Savaş döneminde Doğu ve Batı bloğu arasındaki sınır.
- Demokrasi
- Halkın egemenliğine dayanan yönetim biçimi.
- Derviş
- Bir tarikata bağlı din adamı.
- Devletçilik
- Ekonomik faaliyetlerin devlet tarafından yürütülmesi ilkesi.
- Devşirme
- Gayrimüslim çocukların alınıp yetiştirildiği sistem.
- Deylem
- Hazar Denizi güneyindeki bölge.
- Diktatörlük
- Yönetimin tek kişide toplandığı rejim.
- Diplomasi
- Uluslararası ilişkileri yürüten faaliyetler.
- Dirlik
- Hizmet karşılığı verilen geçimlik toprak.
- Divan
- Devlet işlerinin görüşüldüğü meclis.
- Divan-ı Hümayun
- Osmanlı'da en yüksek yönetim organı.
- Divan-ı Mezalim
- Yüksek mahkeme.
- Dönüm
- Arazi ölçü birimi.
- Drahmi
- Bizans para birimi.
- Duka
- Bizans'ta yüksek rütbeli komutan.
- Düyun-u Umumiye
- Osmanlı borçlarını yöneten uluslararası kurum.
- Egemenlik
- Bir toprak parçası üzerindeki mutlak hakimiyet.
- Ekber ve Erşed
- En yaşlı ve olgun şehzadenin tahta geçmesi sistemi.
- Ekinlik
- Tarım yapılan arazi.
- Ekonomi
- Üretim, tüketim ve dağıtım faaliyetleri.
- Elçi
- Diplomatik temsilci.
- Emir
- Yönetici, komutan.
- Emir-i Dad
- Adalet işlerinden sorumlu görevli.
- Emir-i Hares
- Hükümdara karşı suç işleyenleri cezalandıran görevli.
- Emperyalizm
- Yayılmacılık, sömürgecilik.
- Enderun
- Saray okulu.
- Enflasyon
- Paranın değer kaybetmesi, fiyatların artması.
- Enstitü
- Belirli bir alanda araştırma yapan kurum.
- Erat
- Rütbesiz asker.
- Esham
- İç borçlanma senetleri.
- Eşkinci
- Talimli, eğitimli asker.
- Etnik
- Belirli bir ırka veya kültüre ait olan.
- Eyalet
- Büyük idari birim.
- Faşizm
- Baskıcı, milliyetçi, totaliter ideoloji.
- Ferman
- Padişahın yazılı emri.
- Fetih
- Bir toprağı savaşarak ele geçirme.
- Fetret
- Hükümdarsız geçen dönem, taht boşluğu.
- Fetva
- Şeyhülislamın dini konulardaki görüşü.
- Feodalizm
- Toprak ağalığına dayalı yönetim sistemi.
- Fıkıh
- İslam hukuku.
- Filori
- Altın para birimi.
- Fütuhat
- Fetihler.
- Fütüvvet
- Ahiliğin temelini oluşturan yiğitlik ve cömertlik anlayışı.
- Ganimet
- Savaşta düşmandan ele geçirilen mal.
- Gaza
- Din uğruna yapılan savaş.
- Gedikli
- Lonca'da dükkan açma hakkı olan usta.
- Gensoru
- Meclisin hükümeti denetleme yollarından biri.
- Getto
- Bir azınlığın yaşamaya zorlandığı mahalle.
- Glasnost
- Açıklık politikası.
- Gulam
- Savaş esirlerinden yetiştirilen asker veya saray görevlisi.
- Gümrük
- Sınırlarda ticari mallardan alınan vergi.
- Hacib
- Hükümdar ile halk arasındaki ilişkileri düzenleyen görevli.
- Hadım
- İğdiş edilmiş saray görevlisi.
- Halife
- Hz. Muhammed'in vekili, İslam dünyasının lideri.
- Halkçılık
- Halkın eşitliği ve refahını amaçlayan ilke.
- Halkevi
- Cumhuriyet döneminde kültürel gelişim için kurulan merkez.
- Haraç
- Gayrimüslimlerden alınan ürün vergisi.
- Harem
- Padişahın özel yaşam alanı.
- Has
- Geliri en yüksek dirlik toprağı.
- Hassa
- Hükümdara bağlı özel birlik.
- Hat
- Güzel yazı sanatı.
- Hatun
- Hükümdarın eşi.
- Hatt-ı Hümayun
- Padişahın kendi el yazısıyla yazdığı ferman.
- Hazine
- Devletin mal varlığı.
- Hicret
- Göç.
- Hilafet
- Halifelik makamı.
- Hilal
- Osmanlı sancağının sembolü.
- Hisar
- Kale.
- Hisse
- Ortaklık payı.
- Hoca
- Öğretmen, din alimi.
- Humbaracı
- Havan topu yapan ve kullanan asker.
- Hutbe
- Cuma ve bayram namazlarında okunan dua ve konuşma.
- Hükümdar
- Devlet başkanı, monark.
- Hürriyet
- Özgürlük.
- Ilgım
- Atlı birlik.
- Irkçılık
- Bir ırkın diğerinden üstün olduğunu savunan görüş.
- Islahat
- Yenilik, reform.
- İaşecilik
- Piyasada yeterli mal bulundurma ilkesi.
- İcazet
- Diploma, yeterlilik belgesi.
- İç borçlanma
- Devletin kendi vatandaşlarından borç alması.
- İçtihad
- Dini bir konuda hüküm çıkarma.
- İdişçi
- İlk Türk devletlerinde içki sunan görevli.
- İğdiş
- Hadım etme.
- İhtilal
- Mevcut düzeni zorla değiştirme.
- İhtisab
- Belediye işlerini denetleyen görevli.
- İkta
- Hizmet karşılığı verilen, geliriyle asker beslenen toprak.
- İl
- Devlet, ülke.
- İlber
- Vali.
- İltizam
- Bir verginin gelirini peşin para karşılığı satma sistemi.
- İmaret
- Yoksullara yemek dağıtılan hayır kurumu.
- İmtiyaz
- Ayrıcalık.
- İnanç
- Dini inanış, iman.
- İnkılap
- Köklü ve kapsamlı devrim.
- İrade-i Seniyye
- Padişah iradesi, emri.
- İspenç
- Gayrimüslimlerden alınan arazi vergisi.
- İstihdam
- İş gücünün çalıştırılması.
- İstiklal
- Bağımsızlık.
- İstimalet
- Gönül alma, hoşgörü politikası.
- İşçi sınıfı
- Emek gücüyle geçinen toplumsal sınıf.
- İttifak
- Anlaşma, bağlaşma.
- İttihat
- Birlik, birleşme.
- Kadı
- Yargıç, hakim.
- Kadıasker
- Askeri ve hukuki işlerden sorumlu yüksek görevli.
- Kağan
- İslamiyet öncesi Türklerde en büyük hükümdar.
- Kaim
- Kaymakam, vekil.
- Kaime
- Kağıt para.
- Kam
- Şaman, din adamı.
- Kanal
- Su yolu.
- Kanun
- Yasa.
- Kanun-i Esasi
- Osmanlı'nın ilk anayasası.
- Kanunname
- Padişahın çıkardığı yasaların toplandığı kitap.
- Kapan
- Tek bir cins malın satıldığı toptancı hali.
- Kapıkulu
- Padişaha bağlı daimi ordu.
- Kapitalizm
- Özel mülkiyete dayalı ekonomik sistem.
- Kapitülasyon
- Yabancı devletlere tanınan ticari ve hukuki ayrıcalık.
- Kast
- Hindistan'daki toplumsal sınıf sistemi.
- Katip
- Yazıcı.
- Kavim
- Boylar birliği, millet.
- Kazasker
- Kadıasker.
- Kervansaray
- Ticaret yolları üzerindeki konaklama yeri.
- Keşif
- Yeni yerler veya şeyler bulma.
- Kethüda
- Lonca yöneticisi, bir görevlinin yardımcısı.
- Kıptî
- Mısır'ın yerli Hristiyan halkı.
- Knez
- Slav prensi.
- Kolektivizm
- Ortak mülkiyeti savunan sistem.
- Koloni
- Sömürge.
- Komünizm
- Sınıfsız, devletsiz toplumu amaçlayan ideoloji.
- Konar-göçer
- Yarı yerleşik yaşam tarzı.
- Konfederasyon
- Bağımsız devletlerin oluşturduğu birlik.
- Konsolos
- Yabancı ülkede kendi vatandaşlarının haklarını koruyan görevli.
- Konvansiyon
- Uluslararası sözleşme.
- Kooperatif
- Ortak ekonomik çıkarlar için kurulan birlik.
- Kopuz
- Telli Türk çalgısı.
- Kral
- Monarşi ile yönetilen devletin başkanı.
- Kudüs
- Üç semavi din için kutsal şehir.
- Kulluk
- Padişahın hizmetinde olma durumu.
- Kumbara
- Top mermisi.
- Kumpanya
- Ticaret şirketi.
- Kurgan
- İslamiyet öncesi Türklerde oda şeklindeki mezar.
- Kurultay
- İlk Türk devletlerinde devlet işlerinin görüşüldüğü meclis.
- Kut
- Hükümdarlık yetkisinin Tanrı tarafından verildiği inancı.
- Kutsal
- Dinen saygı duyulan.
- Kuyud-ı Kadime
- Eski kayıtlar.
- Külliye
- Cami merkezli yapılar topluluğu.
- Kült
- Tapınma, ibadet.
- Kültür
- Bir toplumun maddi ve manevi değerler bütünü.
- Laiklik
- Din ve devlet işlerinin ayrılması.
- Lağımcı
- Tünel kazan, kale duvarlarını yıkan asker.
- Lehistan
- Polonya.
- Levend
- Osmanlı donanma askeri.
- Liberalizm
- Bireysel özgürlükleri savunan ideoloji.
- Liman
- Gemilerin barındığı yer.
- Liva
- Sancak.
- Lonca
- Osmanlı esnaf teşkilatı.
- Maaş
- Aylık ücret.
- Mabeyn
- Sarayda harem ile selamlık arasındaki bölüm.
- Macar
- Macaristan halkı.
- Madde
- Kanun veya antlaşma bendi.
- Mahkeme
- Yargılama yapılan yer.
- Maliye
- Devletin para işlerini yürüten kurum.
- Malikane
- Bir gelirin ömür boyu kiralanması sistemi.
- Manda
- Bir devletin başka bir devlet adına yönetilmesi.
- Manifesto
- Bildiri.
- Marksizm
- Komünist ideolojinin temeli.
- Matbaa
- Basımevi.
- Mecelle
- Osmanlı medeni kanunu.
- Meclis
- Yasa yapma organı.
- Medeniyet
- Uygarlık.
- Medrese
- İslam dünyasında eğitim kurumu.
- Mektep
- Okul.
- Melik
- Hükümdar oğlu, prens.
- Memluk
- Köle kökenli asker.
- Menzil
- Posta ve haberleşme teşkilatı.
- Merkantilizm
- Zenginliği değerli madenlere dayandıran ekonomik doktrin.
- Merkez
- Yönetimin toplandığı yer.
- Meşrutiyet
- Padişahın yanında meclisin de olduğu yönetim biçimi.
- Meşveret
- Danışma.
- Mevlevi
- Mevlana Celaleddin Rumi'nin kurduğu tarikat.
- Mevlevihane
- Mevlevi tekkesi.
- Mevzuat
- Yürürlükteki yasalar bütünü.
- Meydan
- Alan, toplanma yeri.
- Mezar
- Gömüt.
- Mezhep
- Bir dinin farklı yorumlarına dayanan kol.
- Mihrab
- Camide imamın durduğu yer.
- Millet
- Ulus.
- Milliyetçilik
- Ulusal bilinci ve bağımsızlığı savunan akım.
- Mimar
- Yapı tasarlayan ve yöneten kişi.
- Minber
- Camide hutbe okunan yer.
- Minyatür
- Kitapları süsleyen küçük resim sanatı.
- Miri
- Devlete ait olan.
- Miri arazi
- Devlete ait toprak.
- Misak
- Ant, yemin, sözleşme.
- Misyoner
- Dini yaymakla görevli kişi.
- Monarşi
- Yönetimin tek kişide olduğu sistem.
- Muaf
- Vergiden veya bir görevden bağışık tutulan.
- Muallim
- Erkek öğretmen.
- Muhafız
- Koruma görevlisi.
- Muhassıl
- Vergi tahsildarı.
- Muhbir
- Haber veren, ispiyoncu.
- Muhrip
- Savaş gemisi.
- Muhtesip
- Çarşı pazar denetçisi.
- Mukataa
- Geliri doğrudan hazineye aktarılan toprak.
- Mutasarrıf
- Sancak yöneticisi.
- Mutlakiyet
- Hükümdarın sınırsız yetkiye sahip olduğu yönetim.
- Muvazene
- Denge.
- Mübaşir
- Mahkeme görevlisi.
- Müceddid
- Yenileyici, reformcu.
- Müdafaa
- Savunma.
- Müderris
- Medrese hocası, profesör.
- Müdür
- Yönetici.
- Müezzin
- Ezan okuyan görevli.
- Müfettiş
- Denetçi.
- Müftü
- Fetva veren din alimi.
- Mühimme
- Divan kararlarının kaydedildiği defter.
- Mülk
- Kişiye ait olan.
- Mültezim
- İltizam sisteminde vergi toplama hakkını alan kişi.
- Müneccim
- Astrolog, yıldız falcısı.
- Münşi
- Resmi yazıları kaleme alan katip.
- Mürebbiye
- Kadın eğitmen.
- Mürit
- Bir tarikata bağlı öğrenci.
- Müsadere
- Devletin, bir kişinin malına el koyması.
- Müslüman
- İslam dinine inanan kişi.
- Müsteşar
- Bakan yardımcısı.
- Mütesellim
- Sancakbeyi vekili.
- Mütevelli
- Vakıf yöneticisi.
- Naima
- Resmi tarih yazarı, vakanüvis.
- Naib
- Vekil.
- Nakibüleşraf
- Hz. Muhammed'in soyundan gelenlerin işleriyle ilgilenen görevli.
- Narenciye
- Turunçgiller.
- Nazır
- Bakan.
- Nemçe
- Avusturya.
- Nevbet
- Hükümdarlık alameti olan bando.
- Nizam
- Düzen.
- Nizam-ı Cedit
- III. Selim dönemindeki yenilikler ve ordu.
- Nişancı
- Padişahın tuğrasını çeken, toprak kayıtlarını tutan divan üyesi.
- Nöker
- Komutanın hizmetindeki asker.
- Ocak
- Askeri birlik (özellikle Yeniçeri).
- Oğuş
- Aile.
- Oligarşi
- Yönetimin küçük bir grubun elinde olduğu sistem.
- Onlu sistem
- Ordunun on, yüz, bin kişilik birimlere ayrılması.
- Ordu
- Silahlı kuvvetler.
- Orta sınıf
- Burjuva ile işçi sınıfı arasındaki toplumsal katman.
- Osmanlıcılık
- Osmanlı sınırları içindeki herkesi eşit sayan fikir akımı.
- Otağ
- Hükümdar çadırı.
- Otokrasi
- Mutlakiyet, tek kişinin egemenliği.
- Otorite
- Yönetme gücü, yetke.
- Öşür
- Müslümanlardan alınan ürün vergisi.
- Özerklik
- İç işlerinde bağımsızlık.
- Padişah
- Osmanlı hükümdarı.
- Pakt
- Siyasi veya askeri antlaşma.
- Panislamizm
- Bütün Müslümanları birleştirmeyi amaçlayan akım.
- Panslavizm
- Bütün Slavları birleştirmeyi amaçlayan akım.
- Pantürkizm
- Bütün Türkleri birleştirmeyi amaçlayan akım.
- Papa
- Katoliklerin ruhani lideri.
- Papalık
- Papa'nın makamı.
- Parlamento
- Meclis, yasama organı.
- Paşa
- Yüksek rütbeli sivil veya askeri yönetici.
- Patrik
- Ortodoks kilisesi lideri.
- Payitaht
- Başkent.
- Pazar
- Alışveriş yapılan yer.
- Pencik
- Savaş esirlerinin beşte birinin orduya alınması sistemi.
- Perestroyka
- Yeniden yapılanma politikası.
- Pervaneci
- Selçuklularda toprak dağıtımından sorumlu görevli.
- Peyk
- Postacı, haberci.
- Piskopos
- Hristiyan din adamı.
- Politika
- Devlet yönetme sanatı.
- Portföy
- Bir bakanın sorumlu olduğu alan.
- Postnişin
- Tekke lideri, şeyh.
- Proletarya
- İşçi sınıfı.
- Protokol
- Resmi tören kuralları.
- Rab
- Tanrı.
- Raca
- Hint prensi.
- Radikal
- Köktenci.
- Rahip
- Hristiyan din adamı.
- Raiyyet
- Reaya, yönetilen halk.
- Reaya
- Osmanlı'da vergi veren halk, yönetilenler.
- Reform
- Yenilik, ıslahat.
- Reis
- Başkan, lider.
- Reisülküttap
- Dış işlerinden sorumlu divan üyesi.
- Rejim
- Yönetim biçimi.
- Rönesans
- Avrupa'da bilim ve sanatta yeniden doğuş.
- Rüştiye
- Ortaokul.
- Ruznamçe
- Günlük gelir gider defteri.
- Sadaret
- Sadrazamlık makamı.
- Sadrazam
- Padişahın mutlak vekili, başbakan.
- Sahn-ı Seman
- Fatih döneminde kurulan yüksek medrese.
- Saka
- Ordunun su ihtiyacını karşılayan görevli.
- Saliyane
- Yıllık vergi.
- Sancak
- İdari birim, bayrak.
- Sancakbeyi
- Sancağı yöneten kişi.
- Sebil
- Hayır için su dağıtılan çeşme.
- Sekban
- Sınır boylarındaki askeri birlik.
- Selamlık
- Sarayda erkeklerin bulunduğu bölüm.
- Sened-i İttifak
- Padişah yetkilerini sınırlayan ilk belge.
- Serasker
- Ordunun başkomutanı.
- Serbesti
- Özgürlük, serbest olma durumu.
- Serdengeçti
- Gözü pek, fedai asker.
- Serf
- Toprağa bağlı köle, köylü.
- Sermaye
- Anapara.
- Seyfiye
- Askeri ve idari sınıf.
- Sıbyan Mektebi
- İlkokul düzeyindeki okul.
- Sikke
- Madeni para.
- Silahdar
- Padişahın silahlarından sorumlu görevli.
- Sipahi
- Atlı asker.
- Sosyalizm
- Üretim araçlarının kamuya ait olduğu ekonomik sistem.
- Soyluluk
- Doğuştan gelen ayrıcalıklı sınıf.
- Sömürgecilik
- Bir devletin başka bir devleti siyasi ve ekonomik olarak yönetmesi.
- Statüko
- Mevcut durum.
- Subaşı
- Şehirlerin güvenliğinden sorumlu komutan.
- Sultan
- İslam devletlerinde hükümdar.
- Sulta
- Otorite, egemenlik.
- Sübyan
- Çocuklar.
- Sürgün
- Ceza olarak bir yere gönderilme.
- Süvari
- Atlı asker.
- Şad
- Hükümdar soyundan gelen komutan, vali.
- Şah
- İran hükümdarı.
- Şaman
- İslamiyet öncesi din adamı.
- Şecere
- Soy ağacı.
- Şehbender
- Konsolos.
- Şehir
- Büyük yerleşim yeri.
- Şehremini
- Belediye başkanı.
- Şehzade
- Padişah oğlu.
- Şer'i
- İslam hukukuna uygun.
- Şerif
- Mekke emiri.
- Şeyh
- Tarikat lideri.
- Şeyhülislam
- En yüksek din görevlisi.
- Şıhne
- Selçuklularda askeri vali.
- Şövalye
- Orta Çağ Avrupası'nda atlı savaşçı.
- Tabip
- Hekim, doktor.
- Tabya
- Askeri savunma yapısı.
- Tacir
- Tüccar.
- Tahıl
- Buğday, arpa gibi ürünler.
- Tahrir
- Toprak ve nüfus sayımı.
- Taht
- Hükümdarlık makamı.
- Takvim
- Zamanı gösteren çizelge.
- Tanzimat
- Osmanlı'da 1839'da başlayan yenileşme dönemi.
- Tapu
- Mülkiyet belgesi.
- Tarikat
- Dini bir yol veya mezhep kolu.
- Tarih
- Geçmişi inceleyen bilim.
- Taviz
- Ödün.
- Teamül
- Yerleşmiş kural, gelenek.
- Tebaa
- Bir devlete bağlı olan halk.
- Teçhizat
- Donanım, araç gereç.
- Tedrisat
- Eğitim, öğretim.
- Tefsir
- Kuran'ı yorumlama bilimi.
- Tekalif-i Harbiye
- Savaş zamanı halktan alınan yardımlar.
- Tekel
- Bir ürünün üretim veya satış hakkının tek bir elde toplanması.
- Tekke
- Tarikat mensuplarının toplandığı yer.
- Tengri
- İslamiyet öncesi Türklerde Gök Tanrı.
- Teokrasi
- Yönetimin dine dayandığı sistem.
- Tersane
- Gemi yapılan yer.
- Teşkilat
- Örgüt.
- Teşrifat
- Saray protokolü.
- Tevcih
- Rütbe veya görev verme.
- Tımar
- Hizmet karşılığı verilen toprak.
- Ticaret
- Mal alım satımı.
- Tiran
- Zalim yönetici.
- Toktamış
- Altın Orda Hanı.
- Toprak reformu
- Toprak mülkiyetinin yeniden düzenlenmesi.
- Totaliterizm
- Devletin hayatın her alanını kontrol ettiği rejim.
- Toy
- Kurultay, şenlik.
- Töre
- Yazısız hukuk kuralları.
- Tuğ
- Hükümdarlık sembolü olan at kuyruğu.
- Tuğra
- Padişahın imzası, mührü.
- Turan
- Türklerin birliği ideali.
- Tüccar
- Ticaretle uğraşan kişi.
- Tümen
- On bin kişilik askeri birlik.
- Türkçülük
- Türk birliğini ve kültürünü savunan akım.
- Uç beyi
- Sınır boylarındaki askeri yönetici.
- Ulema
- Din bilginleri sınıfı.
- Ulus
- Millet.
- Uluslararası
- Milletlerarası.
- Urug
- Soy, sülale.
- Uygarlık
- Medeniyet.
- Ümmet
- Bir peygambere inananların tümü.
- Ümmetçilik
- İslam birliği ideali.
- Üretim
- Mal veya hizmet ortaya çıkarma.
- Üst yapı
- Bir toplumun siyasi, hukuki ve kültürel kurumları.
- Vaftiz
- Hristiyanlıkta dine giriş töreni.
- Vaka-i Hayriye
- Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması.
- Vakanüvis
- Resmi tarih yazıcısı.
- Vakıf
- Hayır işleri için kurulan kurum.
- Vali
- Bir ili yöneten en üst düzey görevli.
- Vekil
- Birinin yerine bakan kişi.
- Veraset
- Tahta geçme usulü.
- Vezir
- Bakana denk gelen yüksek rütbeli devlet adamı.
- Vezir-i Azam
- Sadrazam.
- Vilayet
- İl.
- Voyvoda
- Eflak ve Boğdan yöneticilerine verilen unvan.
- Yabgu
- Batı kanadını yöneten hükümdar yardımcısı.
- Yarlık
- Hükümdar emri.
- Yargan
- Yargıç.
- Yargı
- Hukuksal uyuşmazlıkları çözen güç.
- Yasa
- Kanun.
- Yasama
- Yasa yapma yetkisi.
- Yatıştırma
- Saldırgan bir devlete taviz vererek savaşı önleme politikası.
- Yaylak
- Yazın kalınan yer.
- Yeniçeri
- Kapıkulu ordusunun piyade askeri.
- Yenilik
- Islahat, reform.
- Yerleşim
- İnsanların yaşadığı yer.
- Yönetim
- İdare etme işi.
- Yörük
- Göçebe Türkmen.
- Yurtluk
- Sınır boylarındaki komutanlara verilen toprak.
- Yürütme
- Yasaları uygulama gücü.
- Zanaat
- El becerisine dayalı meslek.
- Zaviye
- Küçük tekke.
- Zeamet
- Geliri orta dereceli devlet memurlarına verilen dirlik.
- Zekat
- Müslümanların mallarından verdikleri dini vergi.
- Zımmi
- İslam devletinde yaşayan gayrimüslim.
- Ziraat
- Tarım.